4 Eylül 2024

Etiyopya-Somaliland Protokolü ve Yeni Kriz

Etiyopya-Somaliland Protokolü ve Yeni Kriz

ADNAN BOYNUKARA

2024 yılının ilk günlerinde gündeme gelen Etiyopya-Somaliland protokolü, Afrika Boynuzu bölgesinde yeni ve tehlikeli bir krize dönüşme potansiyeli taşıyordu. Türkiye’nin devreye girmesiyle diplomatik sürecin başlamış olması krizi kontrol altına almak açısından anlamlı. Ancak süreci hatırlamak, risklere dikkat çekmek ve izlemek de kıymetli. Krizin çıkış gerekçesi, Etiyopya’nın Kızıldeniz’e ve Hint Okyanusu’na ulaşma arzusu. Etiyopya için ‘var oluşsal bir mesele’ olarak tanımlanan denize bağlantı arayışına doğru şekilde müdahale edilmezse, yeni bir çatışma riski üretebilir. Eğer bölgesel dengeler, tarihi arka plan dikkate alınmazsa ve ilgili ülkelerin rızası dışında çözümler dayatılmak istenirse çatışma riski artabilir.

Kendi iç sorunları (Tigre meselesi) devam eden Etiyopya’nın, yeni bir sorun üretme olasılığı yüksek olan denize ulaşım konusundaki riskleri görmemesi mümkün değil. Ancak fiili durum oluşturarak sonuç almak istendiği açık. Aslında Etiyopya için denize ulaşım arzusu, 1991 yılından bu yana gündemde. Çünkü 1991’de Eritre, Etiyopya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmişti. Bu tarihten sonra Etiyopya, denize çıkışı olmayan karasal bir ülkeye dönüşmüştü. Buna rağmen Etiyopya, uluslararası ticarete ilişkin meseleyi, 2002 yılında, Cibuti ile imzaladığı, “Liman Kullanımı ve Malların Etiyopya’ya Transit Geçişi” anlaşmasıyla çözmüştü. Ancak bahsettiğimiz arayış varlığını sürdürdü.

Etiyopya’nın Denize Ulaşım Arzusu

Etiyopya’nın denize ulaşımı için Eritre, Cibuti ve Somali limanları gibi üç seçeneği var. Somali üzerinden denize ulaşım stratejisi, farklı tarihlerde savaşlara neden olmuştu. Son yıllarda ise Somaliland üzerinden ‘çözme’ arayışı devreye girdi. Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na ulaşma arzusu için Somali federal yapısındaki ‘zayıf’ ilişkilerden yararlanma yolu tercih edilmeye başlandı. Buna ilişkin ilk girişim, 2018 yılında, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli DP World şirketi ile Somaliland arasında varılan anlaşma. Buna göre, Berbera Limanı’nın yüzde 19’luk hissesi satın alınacaktı. Ancak anlaşma, şartlar yerine getirilmediği için iptal edildi.

İkinci girişim ise 1 Ocak 2024 tarihinde imzalanan protokol. Bu protokol, Berbera Limanı’nın kullanımını ve Etiyopya’nın Somaliland’de askeri üs kurmasını içeriyor. İçeriği kamuoyu ile paylaşılmayan ancak Somaliland tarafından yapılan açıklamada protokolün, “50 yıl boyunca sürecek bir kiralama sözleşmesi ve Kızıldeniz’de 20 kilometrekarelik bir askeri üs kurulmasını” içerdiği ifade edildi. Protokol için Başbakan Abiy Ahmed Ali, “Etiyopya’nın deniz bağlantısının sağlanmasına yönelik önemli bir adım” açıklamasını yapmıştı. Ali’nin ulusal güvenlik danışmanı Redwan Hussien ise “protokolün kiralanmış bir askeri üsse erişimi de sağlayacağını” duyurmuştu.

Ocak 2024’te atılan bu adım, Somali tarafından içişlerine karışma, merkezi yönetimin izni olmadan bölgesel yönetimle ilişki kurma, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yönelik tehdit olarak kabul edildi. Somali’yi devre dışı bırakarak Somaliland ile ilişki kurulmuş olması, ciddi riskler ve tehditler içeren bir mesele. Çünkü protokol, Somaliland’in bağımsızlık arzusuna da hitap ediyor. Somaliland, 1991 yılında tek taraflı bir bağımsızlık ilan etmiş, bu ilan Somali, bölge ülkeleri ve BM tarafından kabul edilmemişti. Etiyopya, bu bağımsızlık arzusuna ‘yatırım’ yapmış ve protokolde, “Etiyopya’nın Somaliland’in bağımsızlığını tanıyabileceğine” yer verilmiş.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

MAKALE , , ,
About ADNAN BOYNUKARA
SWITCH THE LANGUAGE


WHO WE ARE

The Ankara Institute is located in Ankara, Turkey. Our teams include academics, former members of the parliament, senior advisers to the Turkish prime ministers and ministers, analysts from prominent think-tanks, NGO directors, and media professionals with many years of experience. We do have extensive experience of working and partnering with leading global think-tanks, NGOs, international organizations, and governmental institutions.