15 Mart 2025

IŞİD’ın Afrika’ya Transferi

IŞİD’ın Afrika’ya Transferi

ADNAN BOYNUKARA

Irak’ta ortaya çıkan ve Suriye’de kendine alan bulan IŞİD’in Ortadoğu’da ‘yüklendiği’ misyonu tamamladıktan sonra Afrika’ya taşınacağına ilişkin güçlü bir kanaat vardı. Uzun zamandır Afrika’dan gelen haberler bunun gerçekleştiğini teyit ediyor. Her gün farklı bir Afrika ülkesinde örgüte ilişkin haberler çıkıyor. Aslında bu durum, test edilmiş proje örgütlerin nasıl işlediğinin de somut bir göstergesi. Formül çok sıradan, örgütün kurulmasına yön ver, misyon yükle, yüklenen misyon tamamlanınca türev örgütleri oluştur ve türev örgütleri başka bölgelere konumlandır. Şu an yaşanan tam da bu.

Küresel Örgüt

Dünya genelinde oldukça farklı terör örgütlerinden bahsetmek mümkün. Ancak hedef ve militan çeşitliliği anlamında küresel özelliğe sahip olanlar El-Kaide ve IŞİD. Çünkü bu iki örgütün de hedefleri çok geniş, insan kaynağı tek bir etnisiteye dayanmıyor; farklı etnisiteleri içlerinde barındıran özelliğe sahipler. IŞİD’in El-Kaide’nin türevi olduğu biliniyor. Ancak aralarındaki ilişkinin düzeyi konusunda somut bir bilgi yok. Afganistan işgali ve iç savaşı sürecinde El-Kaide ile bağlantılı birçok örgüt ortaya çıktı. IŞİD, bu örgütlerin en yaygın olanı.

IŞİD, 2003’te Irak’ın işgali sürecinde ortaya çıkan Irak El-Kaide’si ve Baas rejimi unsurlarının bir araya gelmesinden oluşan bir örgüt. Bu yönüyle, IŞİD’in büyük oranda El-Kaide’nin devamı olduğu söylenebilir. El-Kaide hem farklı ülkelerden katılım hem de hedefleri bağlamında küresel bir örgüt. Ancak IŞİD’i El-Kaide’den farklı kılan iki temel özellik var. İlki, El Kaide’yi aşan bir küresel katılıma sahip olması. Irak ve Suriye’de ilk ortaya çıktığı yıllarda örgüte 110 ayrı ülkeden katlım olmuştu. İkinci farklılık ise düşman tanımı ve hedefe koyma yaklaşımı. Bu iki örgüt de Batılıları ve kendi ideolojilerini benimsemeyen Müslümanları hedef olarak görüyor. Ancak iki örgütün ayrıştığı nokta, hedefteki kişilere karşı sergilenen tutum. IŞİD, kendi ideolojisini benimsemeyen herkesi öldürülmesi gereken kişiler olarak görüyor. El-Kaide ise kendileriyle savaşmayan Müslümanları ‘mürted’ (dinden çıkmış) olarak değerlendiriyor. Ama bu kişilerin öldürülmesini, “uç nokta ve kaynakların boşa harcanması” olarak görüyor.

Hedefe koyma konusunun daha iyi anlaşılması için en iyi örnek Türkiye. IŞİD, Türkiye’yi, ülkeyi yönetenleri ve halkı kendi ideolojisine tabi olmadığı için dinden çıkmış olarak değerlendiriyor ve öldürülmelerini savunuyor. Bu nedenle olsa gerek örgüt, güçlü olduğu dönemde, Türkiye içine yönelik sistematik terör saldırıları gerçekleştirdi. Ülkedeki tüm fay hatlarını hedefleyen terör saldırıları yapıldı. El-Kaide ve bağlı örgütler ise Türkiye’yi daha çok Batı ile arasındaki ilişkiler üzerinden, özellikle de NATO ilişkisi nedeniyle hedef olarak tanımlıyor.

Afrika’da IŞİD Varlığı

Afrika’da faaliyet gösteren terör örgütlerini geleneksel ve yeni örgütler şeklinde iki başlık altında toparlamak mümkün. Geleneksel örgütler, Boko Haram, Eş-Şebab, El-Kaide Mağrip ve bunların alt türevleri. Bu örgütler uzun yıllardır farklı ülkeleri istikrarsızlığa sürükleyecek faaliyetler yürütüyorlar. Şebab örgütü Somali devlet yapısını hedeflerken, Boko Haram Kuzeydoğu Nijerya, Kuzey Kamerun, Çad, Nijer ve Mali gibi ülkeleri hedefliyor. El-Kaide Mağrip ise Kuzeybatı Afrika coğrafyasını hedefliyor.

Ancak Afrika ülkeleri için yeni sorun, oldukça hızlı yayılan IŞİD ve türevi örgütler. Irak ve Suriye’de aktifleştirilen IŞİD, sahip olduğu örgütlenme, iletişim ve söylem stratejilerini Afrika’ya taşıdı. Kısa süre içinde Somali, Nijerya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Mozambik, Libya, Büyük Sahra, Batı Afrika, Mali, Burkina Faso ve Nijer gibi ülkelerde hem zemin kazandı hem de faaliyet göstermeye başladı.

IŞİD, Afrika’da merkezi bir yapı yerine, bölgesel vilayetler üzerinden faaliyet gösteriyor. Bu yapılanma, örgütün esnek hareket etmesine ve yerel gruplarla işbirliği geliştirmesine imkân tanıyor. Bu başlık altında üzerinde durulması gereken ilk bölge, Batı Afrika Vilayeti (ISWAP)-Sahel ve Nijerya Bölgesi. Nijerya, Nijer, Çad ve Kamerun bu bölgenin kapsamında olan ülkeler. İkinci bölge, Büyük Sahra Vilayeti (ISGS)-Sahel Bölgesi Vilayeti. Mali, Nijer ve Burkina Faso bu bölgenin kapsamında. Üçüncü bölge, Orta Afrika Vilayeti (ISCAP)-Mozambik ve Kongo Bölgesi. Mozambik ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) bu bölge kapsamında değerlendiriliyor. Dördüncü bölge, Sina Vilayeti (Mısır). Beşinci bölge ise Somali Vilayeti (IŞİD Somali) ve Somali, Puntland Bölgesi’nde faaliyet yürütülüyor.

Afrika’da terör saldırılarının arttığına ilişkin en somut veri, Küresel Terör Endeksi (Global Terror Index, GTI). Son verilere göre, 2024 yılında dünya genelinde meydana gelen terör saldırıları sonucunda hayatını kaybeden 7.555 kişinin yüzde 51’i, yani 3.885 kişi Sahel bölgesinde öldürülmüş. Bu bölge ise IŞİD’in Afrika’da faaliyet gösterdiği iki önemli vilayet olan “Batı Afrika Vilayeti (ISWAP)-Sahel ve Nijerya Bölgesi” ile “Büyük Sahra Vilayeti (ISGS)-Sahel Bölgesi Vilayeti”ni kapsıyor.

Bu noktada Sudan’da devam eden iç savaşa da değinmek gerekir. Çünkü Sudan’daki koşullar, IŞİD ve türevi örgütlerin varlığı ve alan bulmaları için ‘uygun’ bir zemin sağlıyor. Devlet hâkimiyeti yok, kurumlar çökmüş ve savaşı bitirmeye yönelik siyasi bir yaklaşım da bulunmuyor. Sahada savaşın tarafı olan kimi grupların IŞİD benzeri örgütlere dönüşme kapasitesinin olduğuna ilişkin yoğun değerlendirmeler yapılıyor. Somut veri ise 23 Ocak günü IŞİD’in yayın organı olan Al-Naba’nın başyazısında örgüte, Sudan cihadına katılma çağrısı yapılmasıydı. Aslında Sudan örneğinde, IŞID ve türevlerinin savaşın tarafı olmasını, İran ve Rusya’nın Sudan sahillerinde üs edinme girişimleriyle birlikte değerlendirmekte yarar var. Suriye örneğinde olduğu gibi.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

MAKALE ,
About ADNAN BOYNUKARA
SWITCH THE LANGUAGE


WHO WE ARE

The Ankara Institute is located in Ankara, Turkey. Our teams include academics, former members of the parliament, senior advisers to the Turkish prime ministers and ministers, analysts from prominent think-tanks, NGO directors, and media professionals with many years of experience. We do have extensive experience of working and partnering with leading global think-tanks, NGOs, international organizations, and governmental institutions.