21 Ağustos 2024

Cenevre Görüşmeleri: Sudan’da Barış Mümkün mü?

Cenevre Görüşmeleri: Sudan’da Barış Mümkün mü?

ADNAN BOYNUKARA

On binlerce insanın öldürülmesine, 11 milyon insanın evlerinden olmasına, 25 milyondan fazla kişinin açlık sınırında yaşam mücadelesi vermesine, devletin çökmesine, ekonominin yüzde 60’tan fazla küçülmesine, tarımsal faaliyetlerin yüzde 70’ten fazlasının durmasına ve ülke kaynaklarının talan edilmesine neden olan Sudan savaşına çözüm bulmayı amaçlayan Cenevre görüşmeleri 14 Ağustos günü başladı. ABD ve Arabistan öncülüğünde başlatılan Cidde Forumu’nun devamı olarak planlanan görüşmeler, savaşan tarafların buluşturulması ve çözüm için yol bulunmasını amaçlıyor.

ABD Dışişleri Bakanı, 23 Temmuz’da yaptığı çağrı ile savaşan tarafları Cenevre’ye davet etmiş; Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) çağrıya olumlu cevap vermişti. Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin (SAF) olumsuz cevabı üzerine Blinken, General Burhan ile telefonla görüştü. Görüşmeden sonra ABD’li yetkililer ve SAF heyetiyle Cidde’de ön görüşme yaptı. Bu çabalara rağmen General Burhan Cenevre görüşmelerine katılmayacaklarını ilan etti. Bu süreçte RSF lideri General Dagalo’nun, “savaşın bitmesi ve barışın sağlanması amacıyla, yapılacak tüm çalışmalara katılacaklarını” ilan eden konuşması yayınlandı. Müzakereleri koordine eden ABD’li özel temsilci Tom Perriello, sivil güçler, kadınlar ve gençlerden oluşan kimi kesimlerin de Cenevre’ye geldiklerini açıkladı. Ayrıca ABD, Suudi Arabistan, BM, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Afrika Birliği de Cenevre’deki yerlerini aldılar.

Bugüne Nasıl Gelindi?

30 yıldan fazla bir süre ülkeyi yöneten Ömer Beşir iktidarına karşı başlayan gösterilerin artmasından ve generallerin tutum değiştirmesinden sonra Beşir, 11 Nisan 2019’da görevi bıraktığını açıkladı. Asker, ülke yönetimini ele geçirdi. Bununla birlikte, siyasal meşruiyetin sağlanması için askerlerden ve sivillerden oluşan “Egemenlik Konseyi” kuruldu. Gösterilere öncülük eden siviller ve askerler arasında varılan mutabakattan sonra “Anayasal Bildiri”, 17 Ağustos 2019’da imzalandı. Bu bildiriye göre, 39 ay süreceği öngörülen ‘geçiş dönemi’ başlamış oldu. General Burhan, Cumhurbaşkanı ve Egemenlik Konseyi Başkanı sıfatıyla, 21 Ağustos 2019 günü yemin ederek göreve başladı. Varılan anlaşma gereği General Burhan 21 ay görev yapacak ve kalan 18 ay ise sivil bir üye Egemenlik Konseyi’ne başkanlık edecekti. 21 Ağustos 2019 günü Abdullah Hamdok da başbakan olarak atandı ve 5 Eylül 2019’da Bakanlar Kurulu açıklandı.

Egemenlik Konseyi başkanlığının sivil bir üyeye devredilme tarihi geçmesine rağmen ordu etrafında oluşan koalisyon pozisyon değiştirdi. Taraflarca imzalanan Anayasal Bildiri’den ve yönetimi sivillere devretmekten vazgeçildi. 25 Ekim 2021 günü General Burhan’ın liderlik ettiği askeri darbe gerçekleşti, sivil hükümet devrildi ve kimi bakanlar gözaltına alındı. Başbakan Hamduk, darbeye destek vermeyeceğini ilan etti ve halkı direnişe çağırdı. Bunun üzerine, 26 Ekim günü Hamduk ev hapsine alındı. Aynı gün asker ve sivillerden oluşan Egemenlik Konseyi feshedildi, olağan üstü hal ilan edildi, Başbakan Hamduk ve bakanlar tutuklandı. Halbuki 17 Ağustos 2019’da imzalanan Anayasal Bildiri’ye göre, Mayıs 2021’de Egemenlik Konseyi başkanlığına sivil üye geçecek ve 18 ay sonra da ülkenin yönetimi sivillere geçecekti.

Kuruluşundan itibaren, büyük oranda, askeri darbelerle yönetilmiş olan Sudan’da kökleşmiş bu geleneğe rağmen ordunun meşruiyet arayışı devam etti. Meşruiyet krizini aşmak için 19 Nisan 2022 tarihinde asker ve sivillerden oluşan geniş katılımlı bir toplantı ile Geçiş Süreci Protokolü imzalandı. Protokolün ana maddeleri; siyasi tutukluların serbest bırakılması, demokratik siyasi iklimin oluşturulması, tüm tarafların karar alma süreçlerine katılması, Cuba Anlaşması hükümlerine bağlı kalınması, sivil başbakanın atanması, Sudan’daki tüm eyaletlerin temsil edildiği bakanlar kurulunun (20 bakan) kurulması, yeni bir anayasanın hazırlanması, RSF’in orduya dahil edilmesi, demokrasi-sivil yönetim-federalizm-geçiş adaletinin sağlanması ve geçiş sürecinin Mayıs 2024’de yapılacak seçimlerle son bulması gibi başlıkları içeriyordu. Ancak geçmişte imzalanan tüm metinlerde olduğu gibi bu metin de uygulanmadı.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

MAKALE
About ADNAN BOYNUKARA
SWITCH THE LANGUAGE


WHO WE ARE

The Ankara Institute is located in Ankara, Turkey. Our teams include academics, former members of the parliament, senior advisers to the Turkish prime ministers and ministers, analysts from prominent think-tanks, NGO directors, and media professionals with many years of experience. We do have extensive experience of working and partnering with leading global think-tanks, NGOs, international organizations, and governmental institutions.