28 Ocak 2021

Sudan; Çatışmayı Bitirmede Bir Alternatif

Sudan; Çatışmayı Bitirmede Bir Alternatif

ADNAN BOYNUKARA

Sudan; 2003 yılında başlayan, 300 bine aşkın insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın göç etmek zorunda kaldığı iç çatışmanın tarafı olan silahlı gruplar ile 3 Ekim 2020 tarihinde barış anlaşması imzaladı. Çatışmanın ana sebepleri siyasal pozisyonlara göre değişkenlik gösterse de genel anlamıyla; siyasal katılım sorunu, demokratik hakların sınırlandırılması, gelir adaletsizliği ve etnik ayrımcılık gibi başlıklardan oluşuyor. Çatışmanın sebepleri önemli olmakla birlikte, 3 ay kadar önce imzalanan barış anlaşmasına ve bu anlaşmanın temel özelliklerine odaklanmak daha yararlı olur. Çünkü bu konular, benzer çatışmaların çözümüne örneklik etmesi açısında önemli.

Yabancı Ülkelerin Müdahalesi Meselesi

Çatışmaların yaşandığı bölgelerde ortaya çıkan temel tartışmalardan birisi, farklı ülkelerin müdahalesine ilişkin değerlendirmelerdir. Sudan’ın yaşadığı çatışmaları ve barış sürecini yerinde incelerken karşılaştığım temel meselelerden birisi de buydu. Bu tür değerlendirmeler büyük oranda doğrudur. Çünkü sorun yaşayan ülkelerin siyasal, ekonomik, toplumsal ve askeri yapıları bu tür dış müdahaleleri boşa çıkaracak güçte değil. O zaman da geriye birilerini suçlu/sorumlu olarak ilan etmek ve bunu kullanarak ülke içinde toplumun bir kesimini yanına çekmek kalıyor. Ama bu durum, var olan sorunu çözmüyor, tam tersi salt bunun üzerinde durmak çözümü imkânsız kılıyor. Çünkü ilgili problemin yaşandığı devlet kendi sorumluluğunu ve hatalarını görmezden geliyor. Yapması gerekenleri yapmaktan özenle kaçınıyor. Bunlar ise yabancı ülkelerin müdahalelerinin tahmin edilenden daha fazla karşılık bulmasına neden oluyor. 

Bahsettiğimiz durumu anlamak için özellikle geri kalmış ve çatışma sarmalında olan ülkelere bakmak yeterli olur. Bu ülkelerden birisi de Sudan. 30 yıla yakın bir süre ülkeyi tek başına yöneten bir lider var ve onlarca yıl Güney Sudan’da iç savaş ve sonrasında Darfur, Güney Kurdufan ve Mavi Nil eyaletlerinde ortaya çıkan çatışmalar yaşanmış. Bu iki farklı çatışmanın temel nedenlerini; demokratik süreçlerin işletilmemesi, vatandaş tercihlerinin dikkate alınmaması, vatandaşlar arasında ayrımcılık yapılması ve halkın yoksulluğa mahkûm edilmesi olarak ifade edebiliriz. Bu çatışmaların ilkinde ülkenin bir kısmı koparılmış ve ayrı bir devlet kurulmuş. İkincisinde ise yönetim kadroları değiştiği için (şimdilik) barış imzalanmış. Benzer konumda olan ülke sayısı azımsanmayacak kadar çok. Bu noktada üzerinde durulması gereken konu, bu durumun nasıl yönetilebileceğidir.

Aslında herkes bu tür soruların cevabını gayet iyi biliyor. Çatışmaların yaşandığı ülkeleri yönetenler, soruna neden olan sebepleri ortadan kaldırmak için bir çaba gösterseler, yabancıların etkilerinin ve müdahalelerinin sonuç alması çok zorlaşır. Kendi içinde konsolidasyonu sağlamış bir devlet yapısı oluşturulsa, toplumsal kesimler ile devlet arasındaki problemler ve sorunlar çözülse, bireysel/toplumsal demokratik hak talepleri karşılansa, toplumsal barış tesis edilse ve vatandaşlar arasında ayrımcılık yapılmasa dışarıdan müdahale imkansızlaşır. Bu yapılanlara rağmen bir müdahale gerçekleşse bile devlet içinde ve devlet ile toplum arasında konsolidasyon sağlandığı için müdahalelerin etkisi oldukça düşük olur. Bu ise rahatlıkla yönetilebilir. Dolayısıyla asıl olan, yabancı müdahalesinden yakınmak değil, yabancıların müdahalesini mümkün kılan koşulları ortadan kaldırmaktır.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

MAKALE
About ADNAN BOYNUKARA
SWITCH THE LANGUAGE


WHO WE ARE

The Ankara Institute is located in Ankara, Turkey. Our teams include academics, former members of the parliament, senior advisers to the Turkish prime ministers and ministers, analysts from prominent think-tanks, NGO directors, and media professionals with many years of experience. We do have extensive experience of working and partnering with leading global think-tanks, NGOs, international organizations, and governmental institutions.