4 Haziran 2024

Sudan Meselesi ve Olası Riskler

Sudan Meselesi ve Olası Riskler

ADNAN BOYNUKARA

Afrika’nın büyük ülkelerinden birisi olan Sudan, bir yılı aşkın süredir iç savaşta. İç savaşın toplumsal, ekonomik ve bölgesel dinamikleri olmakla beraber, çatışma askeri güce sahip iki unsur arasında yaşandı. Bu isimler devlet başkanlığı görevini yürüten General Abdülfettah Abdurrahman el-Burhan ve devlet başkanı yardımcılığı görevini yürüten General Mohamed Hamdan Dagalo. Dolayısıyla devlet içi çatışmanın topluma yansıyan yıkıcı etkileri söz konusu. Bu iki güç, yarın çatışmayı durdurma kararı alsalar, Sudan’daki sıcak gerilim ciddi anlamda ortadan kalkabilir. Ancak bir yıldır çözüme ilişkin sahici tek bir adım atılamadı.

Ortada vahim bir tablo var; on binlerce insan hayatını kaybetti, 8 milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı, ülkenin altyapısı çöktü, devlet yönetimi iflas etti, ekonomi çöktü, hatta ülkenin ‘devlet başkanı’, bakanlar ve komutanlar başkenti terk etti. Devleti yönettiğini düşünen isimler, savaşın durdurulması, can güvenliğinin sağlanması, göç edenlerin evlerine dönmeleri, devletin yeniden inşası gibi konularda herhangi bir açıklama dahi yapmıyorlar. Daha olumsuzu, sistemin içinde kalan ve siyasi irade sergileyebilecek tek bir aktör yok. Halkı Müslüman ülkelerin yöneticileri de sorunun çözümü konusunda adım atmaktan kaçınıyor. Bu tablo ise umutları tüketiyor.

Durum Ne?

Süreci hatırlamak gerekirse; Sudan’ı yöneten aktörler ve sivil güçler arasında, ülkenin geleceğine ilişkin yol haritasını tayin eden “Çerçeve Anlaşması”/“Geçiş Protokolü” 5 Aralık 2022 tarihinde imzalanmıştı. Geçiş Protokolü’ne ilişkin görüş ayrılıkları ve protokolün uygulanmasında ortaya çıkan anlaşmazlık savaşa dönüştü. Çatışma, ülkenin iki silahlı unsuru olan “Sudan Armed Forces/SAF” ve “Rapid Support Forces/RSF” arasında başladı. Dolayısıyla Sudan, 15 Nisan 2023 tarihinden bu yana iç savaşta. 

Bölge ülkeleri ve Müslüman ülkeler tarafından önerilen somut bir çözüm teklifi yok. Çözüme ilişkin neredeyse tek girişim olan Cidde görüşmeleri ise kesintili bir seyir izliyor. BM hem insani krizi çözme hem de çatışmanın durdurulması konularında sahici bir çalışma yapmadı. Çözüm konusunda sahici bir adım atmayan BM, düşük düzeyde de olsa, insani durumu gündemde tutmaya çalışıyor. AB’nin temel amacı, ülke dışına çıkmış Sudanlıların bulundukları yerlerde kalmaları ve Avrupa’ya göçün engellenmesi. Farklı kurumlar, ülkeler tarafından yürütülmeye çalışılan kimi insani yardım faaliyetleri ise güvenlik riski ve SAF’in izin vermemesi nedeniyle yapılamıyor.

Afrika Birliği ve IGAD’nin (Devletlerarası Kalkınma Otoritesi) yürütmek istediği çözüm faaliyetleri, SAF’in görüşmelere katılmayı kabul etmemesi nedeniyle başlayamadı. Çatışmanın durdurulmasın için BM’yi harekete geçirmeye çalışan BM Sudan Özel Temsilcisi Volker Perthes SAF tarafından “istenmeyen adam” ilan edildi ve ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Dolayısıyla Sudan, savaşın neden başladığı ve kimin başlattığının önemini kaybettiği bir durumda. Nitekim ülke ciddiye alınması gereken varoluşsal tehditlerle karşı karşıya. Ayrıca Sudan için ifade edebileceğiminiz olası risklerin tümü, Afrika ve Ortadoğu’nun geleceğini de etkileme kapasitesine sahip. Salt bu sebepten dolayı dahi çözüm için çaba göstermek gerekirken, sahici bir adım atılmaması düşündürücü.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

MAKALE
About ADNAN BOYNUKARA
SWITCH THE LANGUAGE


WHO WE ARE

The Ankara Institute is located in Ankara, Turkey. Our teams include academics, former members of the parliament, senior advisers to the Turkish prime ministers and ministers, analysts from prominent think-tanks, NGO directors, and media professionals with many years of experience. We do have extensive experience of working and partnering with leading global think-tanks, NGOs, international organizations, and governmental institutions.